909 Kişinin Toplu İntiharı İle Sonuçlanan Jonestown Katliamı

909 Kişinin Toplu İntiharı İle Sonuçlanan Jonestown Katliamı

Emre

Editör

5 ay önce

382 Okunma

facebook twitter whatsapp

1978 yılında gerçekleşen bir katliam tüm dünyanın ağzını açık bırakmıştı. Tam tamına 909 kişi, toplu intihar kararı alarak kısa sürede hayatlarını kaybetmişti. Peki tüm bu insanların bir anda intihar etmesinin altında neler yatıyordu?

Kendisini vaiz olarak adlandırılan Jim Jones, etrafında kısa sürede yüzlerce mürit toplamayı başarmıştı.Jones ve müritleri Jonestown adı verilen bir yerleşim alanında ikamet ediyorlardı.

İnsan Tapınağı olarak adlandırılan bir kilise inşa eden Jones, verdiği vaazlar ile müritlerinin beynini yıkamayı başardı ve 1978 yılında Guyana’da içlerinde Jones’un da bulunduğu 909 kişi siyanür içerek intihar etti. Gelin bu tuhaf olayın detaylarına daha da yakından bakalım.

jim jones kimdir

Jim Jones Kimdir ve İnsan Tapınağı Kilisesi Nasıl Kurulmuştur?

Jim Jones, 1931 yılında Indiana’da dünyaya geldi. Babası Afro Amerikan vatandaşlarına karşı olan Klu Klux Klan üyesi olan Jones, burada papazlık eğitimi aldı. 1950’li yıllara gelindiğinde Jones artık kendi kilisesini kurmak istiyordu ve vaizlik yaparak mürit toplama yoluna girmeye karar verdi. Kısa sürede verdiği vaizler sayesinde hatırı sayılır bir kitleye hitap etmeyi başaran Jones, İnsan Tapınağı olarak adlandırdığı kilisesini kurdu. Kilisenin doktrinleri ve Jones’un hitap yeteneği kısa sürede popüler bir hal almıştı. Kilisenin en önemli özelliklerinden biri siyahi vatandaşlara da beyazlarla birlikte eşit davranılmasıydı. Bu yüzden de kilise özellikle Afro Amerikanlar tarafından ilgi görmeye başladı.

toplu intihar

Kilisenin müritleri Jones’u tanrı olarak görüyor ve ona “baba” diye hitap ediyorlardı. Jones, müritlerini kendine bağlamak için iyileştirme ayinleri düzenliyor ve çeşitli mucizeler yarattığını iddia ediyordu. Müritler de Jones’un dünyadaki tüm kötülükleri sonlandıracağına gönülden inanıyorlardı.

Toplu İntihar Vakası Nasıl Şekillendi?

Jim Jones, 1977 yılında yüzlerce müridi ile ormanlık bir araziye taşınma kararı aldı. Jonestown olarak anılan bu alanda yerleşim kuran müritler komün halinde yaşamaya başlamışlardı. Tarikatın taşınmasının en büyük sebeplerinden biri de toplum tarafından dikkat çekmemek ve tepki görmemekti. Fakat Jones ve müritleri uyuşturucu kullanımına ağırlık vermeye başladılar. Özellikle LSD ve amfetamin kullanımına ağırlık veren Jones, kısa süre sonra intihar düşüncesini müritlerine de aşılamaya başladı.

İntihar vakasının ardından Jones’un kendi oğlu da babasının ağır bir şekilde uyuşturucu bağımlısı olduğunu dile getirecekti. Komün hayatı yaşamaya devam eden Jones ve müritler kısa süre sonra toplumun dikkatini çekti. Bunun üzerine bir grup basın ve senatör ekibi tarikatın yaşadığı ortamı denetlemeye geldi.

Jim Jones siyanür

Denetlemeden Sonra Patlak Veren Olaylar

Jim Jones ve tarikat müritleri gelen denetçileri oldukça güzel ağırladı ve yerleşim alanında her şeyin normal gittiğine yönelik bir çizgi çizebildiler. Fakat denetleme yapan grup, komünden ayrılmadan tarikat mensubu birkaç kişi gruptan ayrılmak istediklerini dile getirmişlerdi. Bu yüzden ziyaretçi grup ayrılmak isteyen müritler ile birlikte havaalanına doğru yola çıktı. Grup, uçağa binecekleri sırada Jonestown komününden gelen silahlı kişilerin saldırısına uğradı ve bu saldırıda 5 kişi hayatını kaybetti.
İşte bu saldırının ardından Jones ve tam 909 müridi siyanür içerek ve vücutlarına bu zehri enjekte ederek intihar etti. İntihar edenler arasında çok sayıda çocuk da bulunuyordu. Jones, tüm müritlerini intihar etmeleri için ikna edebilmişti.

Gerçekten ilginç olan bu olay kısa sürede tüm dünyada büyük yankı uyandırdı.