Tüketiyor Ve Tükeniyoruz

Tüketiyor Ve Tükeniyoruz

Emre Gür

Editör

1 sene önce

107 Okunma

facebook twitter whatsapp

Varlığımızı sürdürdüğümüz bu eşsiz gezegende bizimle beraber varlığını sürdüren sayısızca canlı türü ve bu canlı türlerinin yer aldığı ekosistemler bulunuyor. Tüm bu ekosistemler ve içlerinde yer alan canlı türleri bir makinenin çarklarının kusursuz bir şekilde çalışması gibi birbirleriyle sürekli bir bağlantı halinde olarak hem bu doğal düzenin muhteşem işleyişini devam ettiriyorlar hem de kendi varlıklarını sürdürüyorlar.

Doğa ana üzerinde yaşayan çocukları ile beraber sürekli bir hareket halinde ölüyor ve tekrar doğuyor. Ölümler ve doğumlar bir işleyişin parçası halinde devam ediyor. Peki, bu doğal düzene bizim nasıl bir etkimiz dokunuyor?

Çağlar boyunca sürekli olarak gelişmeye yönelik hareket halinde olduk. Geliştikçe üzerinde yaşadığımız bu gezegene tamamen hükmedebileceğimizi, doğal düzene istediğimiz şekilde yön verebileceğimizi düşünmeye başladık. Zamanla düşünmenin ötesine geçen bu isteklerimiz yerini gelişim adı altında kendi evimizi parçalamaya, varlığımızı sürdürmemizi sağlayan diğer tüm canlıları yok etmeye dönüştü.

Neden? Çünkü biz düşünebilen ve irade sahibi bir canlıyız. Dünyanın gidişatını değiştirebilecek ”sözde” en önemli canlı türüyüz. Gelişme isteğimiz içimizdeki o kibirle birleştiği zaman yerini yönetme arzusu ve söz sahibi olma isteğine bıraktı. Üzerinde yaşadığımız bu gezegendeki her canlının kaderi hakkında söz sahibi olabileceğimize kendimizi inandırdık ve katletmeye, gelişim adı altında canlı türlerini kurutmaya başladık. Fakat bu kontrolsüz halimizin nelere yol açabileceğini hiç bir şekilde düşünmedik. Tükettikçe bizim tükeneceğimizin farkına varamadık.

Doğal düzende, basit ve sadece zarardan ibaret gözüken sivrisinek bile ciddi anlamda bir önem arz ederken biz ne gibi önem taşıyorlar acaba diye düşünmeden birçok canlının türünü yok ettik ve hala da yok etmeye devam ediyoruz. Bozulmaya başlayan doğal düzen ise yerini, eşi benzeri görülmemiş doğal afetlere, toplu can kaybına yol açan garip doğa olaylarına ve artık besin bulamayan bazı canlı türlerini daha vahşi hale getirip şehirlere inmeye zorluyoruz. Diğer canlı türleri için hatta kendi türü için bile ölüm belgesi imzalayan insanoğlu yavaş yavaş tüketiliyor.

Tüm bu yaşananlar sadece canlı türlerini tüketmekle de bağlantılı değil. O canlı türlerinin yaşadığı ekosistemleri, doğal ortamları gözümüze çok güzel gözüken fakat bir anlam taşımayan binalar, alışveriş merkezleri ve daha birçok gereksizlik ile yok etmekle de bağlantılı. Yağmur ormanları modernizm akımı yok ediliyor, nehirler ve göller çeşit çeşit sebepler ile kurutuluyor. Fabrika sayıları her geçen gün arttırılarak hava iyice kirletiliyor, sanayi atıkları ile su ekosistemleri yok ediliyor. Yaptığımız daha birçok gelişimden öte yok etmek olan işler mevcut.

Bazı olumsuz durumların farkına varıyor olsak veyahut varmış olsak da sanki artık iş işten geçmiş edasıyla hala kendi sonumuzu getirmeye devam ediyoruz. Yaşanan tüm bu doğa katliamlarına rağmen umuyoruz ki bazı olumlu geri dönüşler için geç değildir.